Batı Anadolu'nun önemli havzalarından Gediz Nehri'nin aktığı bölgede, tarihi Lydia ve başkenti Sardes'e ev sahipliği yapan Alaşehir, Millî Mücadele Hareketi'nin doğuşuna tanıklık etti. Gediz Nehri çevresindeki tarihi şehirler, Salihli önlerinde direniş kararı aldı.

Alaşehir Kongresi, 16 Ağustos 1919'da toplandı ve Batı Anadolu'daki diğer kongrelerle birlikte Millî Mücadele'nin temellerini attı. Karşı çıkanlar, Alaşehir’in adını değiştirmek isteyenler bile oldu… İşte Ege’nin kurtuluşunun altında yatan kongrelerden Alaşehir Kongresi…

Gediz Nehri'nin etrafında yer alan tarihi şehirlerarasında, Magneseia ad Sypilum, Philadelphia ve Nymheum'un da bulunduğu bölge, XIV. yy'da Saruhanlılar tarafından Türkleştirildi. Yıldırım Bayezid zamanında Osmanlı topraklarına katılan Philadelphia, Alaşehir adını aldı. Ancak, Mondros Mütarekesi'nin yarattığı burukluk ve işgaller, bölgede çeşitli tartışmalara neden oldu.

Prof. Dr. Enver Konukçu’nun çalışmalarına göre Batı Anadolu’nun önemli havzalarından biri Gediz Nehrinin aktığı bölgedir. Tarihi Lydia ve onun başkenti Sardes, Magneseia ad Sypilum, Philadelphia ve Nymheum da aynı yörenin önde gelen şehirleri idi. XIV.yy’da Saruhanlılar Manisa ve çevresini kesin bir şekilde Türkleştirdiler. Yıldırım Bayezid zamanında, Osmanlı topraklarına katılan Philadelphia, Alaşehir adını aldı. Karaosmanoğulları ve yerel âyânlar Alaşehir’de Türk varlığını devam ettirdiler.

Meyankökü, üzüm ve pamuk gibi üretim kolları, demir yolunun buraya kadar uzatılmasına sebep oldu. XX. yy başlarında Alaşehir, zenginliği ile göze çarptı. Fakat, bu güzel günler uzun sürmedi. Mondros Mütârekesinin yarattığı burukluk, Alaşehir’de de kendini hissettirdi.

Alaşehir’de tarım ve ticâret ile uğraşan Rumlar, metropolit denilen din adamı ve bazı bölücü kimseler vasıtası ile Yunanlılar ile temasa geçtiler. Mütâreke gereğince, Alaşehir istasyonunda da güvenlik kuvvetleri bulunması kararlaştırıldı ve Yzb. Villa komutasında bir kuvvet gönderildi.

Askerler genelde sömürge kökenli ve müslümandılar. Alaşehirliler ile iyi temaslar kurdular. İzmir’deki hâdiseler, Alaşehir’de, Saruhan Mutasarrıflığının haberi ile duyuldu. Önce de Belediye’ye, Redd-i İlhak Cemiyeti’nin telgrafı gönderilmiş ve Yunanlıların güzel İzmir’i işgâl ettikleri anlaşılmıştı.

Alaşehir Kaymakamı, İzmir’in yetiştirdiği aydınlardan Bezmi Nusret (Kaygusuz) idi. Onun, Alaşehirliler ile kurduğu diyalog, ilk anda millî hisleri galeyana getirdi. Bürokrasi, halk ve ileri gelenler elbirliği ettiler. Ancak, Mayıs 1919 sonlarına doğru Mutasarrıflık Merkezi Manisa’nın da işgâl edildiği ve Yunan Kuvvetlerinin Turgutlu’yu geçtikleri öğrenildi.

Alaşehir’de, millî yapılanma bu esnada daha da belirginleşti ve Salihli önlerinde Sardes harabelerinde, düşmanı durdurma kararı alındı. Bandırma, Balıkesir, Akhisar yolu ile Salihli’ye gelen Bekir Sami (Günsav) ve bir kaç arkadaşı, ilk millî kuvveti burada ve Alaşehir’de meydana getirdi.

Bozdağ ve Ödemiş grupları ile temas kuruldu ve birlikte hareket etme kararı alındı. Az sonra da Hâmidiye Kahramanı Rauf (Orbay) ve arkadaşları Salihli ve Ödemişte Kuvây-ı Millîye ile temaslarda bulundular. İzmir’den ve Manisa’dan trenler sürekli göçmen taşıyorlardı.

Bu insanlara, memurları rum ve ermeni olan demiryolcuların türlü hakaretlerde bulundukları da gözlenmekte idi. Ayrıca, Alaşehir Rumları da Türklere karşı tavır takınmışlar, Yunan ordusunun Alaşehir’e ulaşacağı günü sabırsızlıkla bekliyorlardı.

Alaşehir, aynı zamanda kutsal bir makamdı. Anadolu’nun yedi kilisesinden biri de burada bulunuyordu. İncil’de hem Philadelphia’ya ve hem de Sardes’e ait bölümler vardı. İstasyon memurları, Alaşehir ismini bile kaldırmışlar, biletleri “Philadelphia” diye vermeye kalkışmışlardı.

Alaşehir ahâlisi ise kararsızlığını sürdürüyordu. Bir kısmı Fransızlara, yerli Rumlarla yanaşmıştı. Fakat, Kuvây-ı Millîye ruhunu benimsemiş çoğunluk ise son ana kadar Yunanlılara karşı direnmeyi, gerekirse bu uğurda ölmeyi kabul etmişti.

Alaşehirli Mustafa Bey, Belediye Başkanı Galib Bey, Mütevellizâde Akif gibi milliyetçiler, mücâdele ruhunun parlak simâları idiler. Temmuz 1919’da, Salihli önlerinde diğer bir direniş grubu da belirmişti. Bu, Rauf ve Bekir Sami Beylerin teşviki ile Salihli’de Kuşcubaşı Eşref Çiftliğine yerleşen Edhem, daha çok tanındığı ismi ile Çerkez Etem’di. Ancak, kısa zamanda Alaşehir grubu ile anlaşmazlığa düştü.

Alaşehir, hem zengin bir tarihi geçmişe sahipti hem de ticaret ve tarım ile öne çıkıyordu. Ancak, işgaller ve iç çatışmaların etkisiyle bu zengin günler kısa sürdü. Mütareke döneminde düzen bozuldu, jandarma ve polis etkisiz hale geldi. Rumlar, metropolitler ve bazı bölücü kişiler aracılığıyla Yunanlılar ile temas kurarak ayrılıkçı eğilimler sergiledi.

Önce Şahyarlı Kuvây-ı Milliyeci Mustafa Bey’in evinde sonra da Darü’l-Feyz adı verilen binada toplandı. Kongre Başkanı Hacim Muhiddin Bey, Başkan Vekilleri; Mustafa ve İbrahim(Uşak),Kâtipler ise Edhembey zâde Ömer ve Müftizâde Abdülgafur(Balıkesir)tarafından temsil edildi.

25 Ağustos 1919’a kadar oturumlar hâlinde sürdürülen Kongre öncelikle idâri kararlar alındı. “Harekât-ı Millîye Teşkilât Talimatnâmesi” hazırlandı. Her kazanın kendisine düşen sorumlulukları belirlendi.

Kongre’de üzerinde ortak görüş sağlanan konulardan biri de “Menzil Müfettişlikleri”nin kurulması idi. Buna göre, Ayvalık, Soma ve Akhisar Cebhesinde sorumlu 1., 11., ve 111. Menzil Müfettişlikleri teşkil edildi.

Harekât-ı Millîye’lerin Kaza ve Cebhe Teşkilâtları (kaza-cebhe) da Kongre’de ele alındı ve görevlerine ait iş bölümleri yapıldı. Bir de Müdirler encümeni, 24 Ağustos günlü oturumda şekillendirildi.

Alaşehir, Millî Mücadele'nin doğuşunda önemli bir rol oynadı. Mayıs 1919'da Mutasarrıflık Merkezi Manisa'nın işgali ve Yunan Kuvvetlerinin Turgutlu'yu geçmesi, Alaşehir'de direnişin başlamasına sebep oldu. Salihli önlerinde Sardes harabelerinde düşmana karşı durma kararı alındı.

Alaşehir Kongresi, 16 Ağustos 1919'da başkanlığını Hacim Muhiddin Bey'in yaptığı toplantı ile bir araya geldi. Batı Anadolu'daki önemli şehirlerin temsilcileri, Kuvây-ı Millîye Teşkilâtı'nı oluşturmak üzere kararlar aldı. Harekât-ı Millîye Teşkilât Talimatnamesi hazırlandı ve her kaza için sorumluluklar belirlendi. Ayrıca, Menzil Müfettişlikleri kurularak Ayvalık, Soma ve Akhisar Cebhesinde sorumlu müfettişlikler teşkil edildi.

Alaşehir Kongresi, Batı Anadolu'daki diğer kongrelerle birlikte Millî Mücadele'nin doğuşunu simgeliyor ve bu mücadele ruhunu batıdan doğuya yayma kararlılığını ortaya koyuyordu. Mustafa Kemal Paşa, bu birleşmenin vatanseverlik atılımlarının en büyük bayramı olacağını, “Doğudan batıya doğru genişleyen Teşkilât-ı Vatanperveraneleri ile Batı’dan Doğuya genişleyecek Teşkilât-ı naçizanemizin birleştiği gün, gayesi vatanın kurtuluşuna yönelik olan vatanseverlik atılımlarının en büyük bayramı olacaktır” sözleriyle ifade etti.

Kongre, Türkiye'nin kurtuluş mücadelesindeki önemli bir kilometre taşı oldu.