Ziraat Mühendisi Şenol Özkaya, çiğ süt üreticilerinin yaşadığı büyük krize dikkat çekti. Özkaya, üreticilerin bu kez yüksek maliyetler nedeniyle değil, arz fazlası nedeniyle sütlerini satamadığını vurguladı.
Çiğ Süte Alıcı Bulunamıyor
Özkaya, mevsimsel olarak süt veriminin arttığı bu dönemde, üreticilerin ciddi bir satış sorunu yaşadığını belirtti. Ülke genelinde arz fazlası nedeniyle çiğ süte alıcı bulmakta zorluk yaşandığını ifade eden Özkaya, özellikle Manisa'da günlük 600 ton civarında çiğ süt üretildiğini, ancak bunun yaklaşık 100 tonuna alıcı çıkmadığını söyledi.
Et ve Süt Kurumu'nun Manisa bölgesinden günlük 60 ton süt alarak süt tozu üretimine gönderdiğini, Büyükşehir Belediyesi’nin ise bir kooperatiften günlük 5-6 ton süt aldığını belirten Özkaya, bu desteklerin önemli ancak yetersiz olduğunu vurguladı.
Vatandaşın Alım Gücü Düşünce Süt Ürünleri Tüketimi Azaldı
Özkaya, süt üretiminin geçen yıla göre yüzde 10 arttığını ancak tüketimin aynı oranda artmadığını belirtti. Bunun temel sebebinin vatandaşın alım gücünün düşmesi olduğunu söyleyen Özkaya, tüketicilerin peynir yerine daha ucuz ürünlere yönelmesi ve süt ürünlerinden tasarruf etmesi nedeniyle çiğ süt talebinin azaldığını ifade etti.
Süt Alım Miktarı Artırılmalı, Üreticiye Destek Verilmeli
Özkaya, krizin daha fazla derinleşmemesi için acil önlemler alınması gerektiğini belirterek şu önerilerde bulundu: “Et ve Süt Kurumu günlük çiğ süt alım miktarını en az 120 tona çıkarmalı. Süt üretiminin yoğun olduğu bölgelerde süt tozu üretim tesisleri kurulmalı. Kurumlar sadece süt tozu üretimi için değil, doğrudan peynir üretimi için de süt alımı yaparak uygun fiyattan halka satışa sunmalı. Büyükşehir Belediyeleri, ihtiyaç sahibi ailelere ücretsiz çiğ süt dağıtarak hem üreticiyi hem de dar gelirli vatandaşları desteklemeli.”
Özkaya, Manisa'nın nüfusunun yüzde 5'ine ücretsiz süt dağıtılması halinde bile günlük 50 ton süt tüketiminin sağlanabileceğini, bunun da üreticinin elindeki fazla sütü değerlendirmek açısından büyük bir fırsat olacağını söyledi.
Üretici Desteklenmezse Kırmızı Et ve Süt Krizi Kapıda
Özkaya, kriz devam ederse süt veren ineklerin ve düvelerin kesime gideceğini, bunun da ilerleyen yıllarda süt ve et üretiminde ciddi düşüşlere yol açacağını vurguladı. Bugün sütünü satamayan üreticinin yarın hayvanlarını kesmek zorunda kalacağını ifade eden Özkaya, bunun sonucunda da ilerleyen yıllarda hem süt hem de et fiyatlarının hızla yükseleceğini belirtti.
Süt Konseyi Fiyat Vermemeli, Piyasa Belirlemeli
Özkaya, çiğ süt fiyatlarının Ulusal Süt Konseyi tarafından belirlenmesi konusunda da eleştirilerde bulunarak, "Eğer bir kurum fiyat belirliyorsa, kendisi de alıcı olmalı" dedi.
Mevcut sistemde tavsiye edilen fiyatın üreticiye yansımadığını dile getiren Özkaya üreticinin konseyin belirlediği 17,15 TL yerine, 13-14 TL’ye sütünü satmak zorunda kaldığını belirtti.
Yem Fiyatları Artarken Süt Geliri Düşüyor
Özkaya, üreticinin yem maliyetlerinden de büyük zarar gördüğünü ifade etti. Son iki ayda fabrika yem fiyatlarının yüzde 15-20 oranında arttığını savunan Özkaya, 21 protein süt yeminin çuval fiyatının 700 TL’ye yaklaştığını belirtti. Özkaya, bu maliyetler altında üreticinin zarar ettiğini ve eğer acil önlem alınmazsa Türkiye’nin yakın gelecekte süt ve et bulmakta zorlanacağını söyledi.